|
1
|
|
|
2
|
- 2004 yılı Türkiye için, AB’ye tam
üyelik müzakerelerinin resmi olarak
başladığı bir yıl olmuştur. Politik,
ekonomik ve sosyal anlamda yapılan reformların ekonomiye
etkisi “Gayrimenkul Sektörü” özelinde
incelenerek, bu süreci geçirmiş olan AB üyesi
bazı ülkeler ile karşılaştırmalar
yapılarak “İSTANBUL
EMLAK PAZARI 2004” hazırlanmıştır.
|
|
3
|
- İstanbul 2003-2004 yılları arasındaki, konut
satış değerleri ve artış oranları
- İstanbul 2003-2004 yılları arası konut kira
değerleri ve artış oranları
- İstanbul-Avrupa 2004 yılı kiralık A
sınıfı ofis ve plazalar m2 birim değerleri
- İstanbul ve bazı Avrupa Kentleri 2004 yılı, rezidant
fiyatları karşılaştırılması
- İstanbul kent merkezindeki lüks dairler ve bazı Avrupa
Kentleri standart daireler 2004 yılı kiralık
değerleri karşılaştırılması
- İstanbul kent çeperindeki lüks daireler ve bazı
Avrupa Kentleri standart daireler 2004 yılı kiralık
değerleri karşılaştırılması
- Avrupa-İstanbul 2004 yılı kent merkezi arsa
fiyatları karşılaştırılması
- Avrupa-İstanbul 2004 yılı kent
çeperi(banliyö) arsa fiyatları
karşılaştırılması
|
|
4
|
- İstanbul Metropoliten alanı içerisinde konut
satış değerleri belirlenirken; Avrupa ve Anadolu
Yakası’ndan merkez ve çeperlerde yer alan
ilçelerden belirleyici olanlar seçilmiştir.
- Değerlendirme sırasında göz önüne
alınan konut birimleri, örnek alınan ilçenin
standart daire büyüklüğüne göre ve
doğalgazlı olarak ele alınmıştır.
- İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Ar-Ge arşivinde,
tüm ilçelerin mahallelerine ilişkin satılık
değerleri belirlidir. Bu sunuda, yol gösterici olması
adına belirli bölgeler seçilmiştir.
|
|
5
|
|
|
6
|
|
|
7
|
|
|
8
|
|
|
9
|
|
|
10
|
|
|
11
|
|
|
12
|
|
|
13
|
|
|
14
|
- 2003 yılı “Emlak Sektörü” için,
ardarda gelen ekonomik krizler ve depremin de etkisiyle girilmiş
olan duraklama sürecinden çıkılmaya
başlandığı bir yıl olmuştur.
- 2004 yılı ise AB’ye kabul sürecinin gerekleri
dolayısıyla ülke genelinde yapılan bir çok
atılımın, sektöre de yansımaya
başladığı ve bu anlamada hareketlenmenin yaşandığı
bir yıl olmuştur.
- 2003 yılı ve 2004 yılları arasındaki konut
satış değerleri incelendiğinde İstanbul
genelinde bir artışın olduğu
görülmüştür.
- 2005 yılının ilk aylarında gözlemlenen, her
kesimin “mortgage” sistemiyle konut sahibi olacağı
beklentisi, konut pazarının duraklamasına neden
olmasıdır.
|
|
15
|
- İstanbul Metropoliten alanı içerisinde konut kira
değerleri belirlenirken; Avrupa ve Anadolu Yakası’ndan
merkez ve çeperlerde yer alan ilçelerden belirleyici
olanlar
seçilmiştir.
- Değerlendirme sırasında göz önüne
alınan konut birimleri, örnek alınan ilçenin
standart daire büyüklüklerine göre ve
doğalgazlı olarak ele alınmıştır.
- İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Ar-Ge arşivinde,
tüm ilçelerin mahallelerine ilişkin kiralık
değerleri belirlidir. Bu sunuda, yol gösterici olması
adına belirli bölgeler seçilmiştir.
|
|
16
|
|
|
17
|
|
|
18
|
|
|
19
|
|
|
20
|
|
|
21
|
|
|
22
|
|
|
23
|
|
|
24
|
|
|
25
|
- A sınıfı ofisler, özellikle İstanbul gibi
“Dünya Kenti” niteliği kazanmış
büyük metropollerde, çok uluslu şirketlerin yer
seçtiği, dolayısıyla ülkeler için
çok önemli olan yabancı sermayenin fiziksel olarak yer
bulduğu noktalardır.
- Türkiye’nin AB’ye tam üyelik müzakere
sürecinin başladığı şu günlerde ve
tam üyelik gerçekleşmesinden sonra söz konusu ofis
binalarına olan talebin artması beklenmektedir.
- Bu sunuda, İstanbul’daki A tipi ofis binalarının m2
birim değerleri, bazı Avrupa kentlerindeki benzerleri ile
karşılaştırılmıştır.
|
|
26
|
- Söz konusu ofislerin m2 birim fiyatlarına
bakıldığında, İstanbul’un, benzeri Avrupa
kentlerine kıyasla en düşük değere sahip
olduğu görülmektedir.
- Özellikle çok uluslu şirketlerin yer seçerken A
sınıfı ofisleri tercih ettiği bilinmektedir.
Özellikle AB’ye tam üyeliğin
gerçekleşmesinden sonra bu yöndeki talebin artacağı
grafikteki verilerle de desteklenmektedir.
|
|
27
|
- “Rezidant apartman dairesi, ” ülkemize son
yıllarda giren bir kavram olarak, alışılagelmiş
ölçülerin dışında,
kullanıcısına her türlü alt yapı, hizmet
ve konfor rahatlığını kendiliğinden sunan
“süper lüks daire” yada “akıllı
ev” diye adlandırılmaktadır.
- AB üyesi ülkelerde de olduğu gibi, ülkemizde
ekonomik ve siyasi istikrarın oluşmasına paralel olarak
rezidant tipi gayrimenkullere olan talebin arttığı
görülmektedir.
|
|
28
|
- AB’ye tam üyelik müzakerelerinin başlamasından
önce, yabancı sermayenin daha önce bu süreci
yaşamış ülkelerde büyük
yatırımlar yaptığı ve tam üyeliğin
gerçekleşmesinden sonra, gayrimenkul değerlerinin,
önceki alımlara göre daha yüksek olduğu
bilinmektedir.
- Türkiye’nin de bu sürecin içinde bulunması
ve gayrimenkul fiyatlarının mevcut AB ülkeleri ile
kıyaslandığında 1/4 oranında daha ucuz
olması sebebiyle,
gelmesi beklenen yabancı sermaye sahipleri ile ülkemize
gelip yerleşecek olan diğer AB vatandaşlarının
“apartman dairesi” konut tercihini rezidant dairelerden yana
kullanması beklenmektedir.
- Ülkemizde gerek kent merkezlerinde, gerekse kent
çeperlerindeki rezidant daire fiyatlarının, diğer
Avrupa ülkelerine oranla çok daha uygun olması
sebebiyle tercih edilebilecekleri grafikteki verilerle de desteklenmektedir.
|
|
29
|
- İstanbul kent merkezindeki lüks apartman daireleri, artık
kent merkezinde yeni konut
- -arsa
olmadığı için-üretilememesi sebebiyle mevcut
olanlar ile sınırlıdır.
- Mevcut apartman dairesi stoğuna bakıldığında,
bunların bir çoğunun eski yapılar olması
sebebiyle, Avrupa ülkelerindeki benzerlerinden farklı olarak
tercih edilen konfor imkanlarından yoksundurlar.
- Merkezdeki lüks konutların sayısının az
olmasına rağmen, diğer Avrupa ülkelerine
kıyasla, fiyatlarının çok düşük
olduğu ve özellikle yabancı talep için önemli
olacağı grafikteki verilerle de desteklenmektedir.
|
|
30
|
- İstanbul kent merkezine belirli bir mesafe uzaklıkta bulunan
ve Türkiye şartlarına göre oldukça
yüksek fiyatlara sahip olmalarına rağmen,
Avrupa’daki kent çeperlerinde yer alan standart dairelere
kıyasla çok daha ucuz oldukları gözlenmektedir.
- Özellikle “country” tarzı bir yaşam
hedeflenerek, tasarlanan bu tarz yerleşkelere örnek olarak
Bahçeşehir, Kemer
Country...vs. gibi “siteler” gösterilebilir.
|
|
31
|
- “Country” tarzı bu yerleşkelerde yer alan bu
meskenlere, özellikle Avrupa ülkelerinde oldukça
yaygın olarak rastlanmaktadır.
- Ülkemizde ve özellikle İstanbul’da da
sayısı hızla artan bu konutların, diğer Avrupa
kentlerine oranla fiyatlarının çok düşük
olduğu rakamlarca da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu tarz
yaşama alışık olan yabancı
yatırımcılar için oldukça cazip
fırsatlar sunmaktadır.
|
|
32
|
- İstanbul, her geçen gün nüfusu artan ve
dolayısıyla en temel sorunlardan biri olan barınma
sorununa çözüm olacak olan “arsa”
üretimine kent merkezlerinde artık cevap veremeyen bir
kenttir. Kent merkezinde üretilmiş olan pek az sayıdaki
arsa fiyatları da yerli yatırımcıya göre
oldukça yüksektir.
|
|
33
|
- İstanbul gibi yüzyıllar boyu medeniyetlere ev
sahipliği yapmış bir “su kentinin”
merkezindeki sayıca çok az olan arsaların
fiyatlarının, diğer Avrupa kentlerindekiler ile birbirine
yakın olduğu grafikteki verilerde de görülmektedir.
|
|
34
|
- İstanbul’da, konut için arsa arzının
yapılabildiği kent çeperlerinde, arsa
fiyatlarının, merkezdekilere nispeten daha ucuz oldukları
görülmektedir.
|
|
35
|
- İstanbul Kent çeperlerindeki arsa fiyatları, Avrupa
Ülkelerindeki benzerlerine göre kayda değer oranda
düşüktür.
- Yer seçimini İstanbul’da yapacak ve kendi
yapısını kendisi üretecek yabancı
yatırımcı için oldukça uygun fırsatlar
sunulduğu grafik verilerince de desteklenmektedir.
|